ÇeviriDergisi.net Hoşgeldiniz

Avatar

Çevirmenler için bilgi ve haber kaynağı

Çeviri ödülü Arslan’ın

Türkiye Bilimler Akademisi’nin, “Üniversite Ders Kitapları Telif ve Çeviri Eser” ödülleri sahiplerini buldu. Ödül kazananlardan biri de Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Metin Arslan oldu.

image

Arslan, bu ödülü, David G. Gardner ve Doleres Shoback’ın yazdığı endokrinoloji kitabıyla kazandı. Bugüne kadar sekiz baskı yapan kitap, bin 13 sayfadan oluşuyor. Arslan, kitabın tercümesinin editörlüğündeki başarısı nedeniyle ödüle değer bulundu. 27 bölümden meydana gelen kitap, tıp öğrencileri, pratisyen doktorlar, aile hekimleri, iç hastalıkları araştırma görevlileri, Yan Dal Uzmanlık (YDUS) ve doçentlik sınavlarına hazırlananlar için düzgün, anlaşılabilir ve akıcı bir Türkçe ile çevrildi. Kitabınsonunda normal hormon değerlerini ve referans sınırlarını içeren özel bir ek de bulunuyor.

Altyazı yok, anında çeviri

İngiltere’de tiyatrolarda kullanılmaya başlanan yeni cihaz basit ama çok kullanışlı…

Müzikalleri ve tiyatro oyunlarıyla meşhur bir bölge olan West End- (Batı yakası) Londra’da teknolojiyi tiyatrolarda nasıl kullanabileceklerini düşünen yapımcılar, basit ama yararlı bir fikirle ortaya çıkmışlar.

İlk olarak Hairspray müzikalinde kullanılan Airscript denen kablosuz gereç sayesinde, İngilizce bilmeyen turistler ve işitme problemi yaşayan insanlar rahat rahat tiyatro izleyebilecek. Profesyoneller tarafından yapılan çeviriler, bu kablosuz cihaza iletiliyor.

Taşınabilir ve küçük boyutlu bir ekran olan Airscript; İtalyanca, Rusça, Fransızca, İspanyolca, Japonca, Çince, Almanca, İngilizce dil desteği sağlıyor.

Özellikle işitme engelliler için çok kullanışlı bir araç olabilir.

 

Kaynak: hurriyet.com.tr

Büyükelçi konuştu

Büyükelçi Oğuz Çelikkol, "Bilsem, salonu terk ederdim" dedi.

 

image

NTV’ye konuşan Çelikkol, şunları kaydetti:

Ayın 14’ünde tespit edilen randevunun öne alındığı söylendi. Bize hiçbir bilgi verilmedi. Tanışma ziyareti olacağı söylendi.

Kapıda gayet iyi karşılandık, Meclis’teki odasına götürüldük. Kapıda 1 dakikalık bir aksama oldu.

Odada 4 sandalye vardı. Ya karışık oturtacaktık, ya da ben koltuğa oturacaktım.

Bunun gündeme getirileceği bile aklıma gelmedi.

Gazeteciyle İbranice bir konuşma oldu. Ben farketmedim, müsteşarım farketti. İbranice olduğu için anlamamıza imkan yoktu. İngilizce kullanma cesareti gösterseydi, kendisine cevap verirdik.

Dizi hakkında üzüntülerini belirttiler. Dizi dışında başka hiçbir şey konuşulmadı.

‘Basının ilgi göstermesi doğal’ dendi. Bir oyun oynandığı kesin.

Ben kimse tarafından oturtulmadım, üçlü koltuğa kendim oturdum. Tercüme yapılsa odayı terk ederdim.

Böylesi mizansen bir davranışa 35 yıllık meslek hayatımda rastlamadım.

Bu mizansen, ilkel bir kafanın sonucudur."

"3 Nokta Oyuncuları" New York’ta!

"Bir Kahramanın Ölümü" ve "Bir Ölümün Kahramanı" adlı eserlerle izleyiciyle buluştular.

image

"3 Nokta Oyuncuları" adlı tiyatro grubu New York’ta, "Bir Kahramanın Ölümü" ve "Bir Ölümün Kahramanı" adlı eserlerle izleyiciyle buluştu.

Yazar Adalet Ağaoğlu’nun ”Bir Kahramanın Ölümü” oyunu ile ”Ölmeye Yatmak” adlı romanından Fulya Peker tarafından sahneye uyarlanan ”Bir Ölümün Kahramanı” The Producers’ Club adlı tiyatroda sanatseverlere sunuldu.

New York’ta yaşayan Ankara Devlet Konservatuvarı mezunu oyuncular Cem Baza ve Fulya Peker tarafından sahnelenen ve Manfred Bormann tarafından yönetilen oyunların yapımcılığını Güngör Mimaroğlu ve Serdar İlhan üstlendi.

İki perdede sergilenen oyunların ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan yönetmen ve oyuncular, öncelikle Mimaroğlu ve İlhan’a teşekkür ederek, yazar Ağaoğlu’yla iletişime geçmelerini Mimaroğlu’nun sağladığını, oyunun prodüksiyon aşamasında da yine Mimaroğlu ve İlhan’ın çok büyük desteği olduğunu belirtti.

Yönetmen Bormann, ”3 Nokta Oyuncuları”nın New York’ta bu projeyle ilk kez sahneye çıktığını ve uzun zamandır birlikte çalışmayı istediklerini kaydetti. ”Bir Kahramanın Ölümünün” aslında iki erkek tarafından oynandığını ifade eden Bormann, oyunun bir erkek ve bir kadın tarafından oynanması için Adalet Ağaoğlu’dan izin aldıklarını anlattı. Yönetmen, planlama aşamasında bu ilk oyunun yanı sıra bir başka oyun daha aradıklarını, bu sırada Fulya Peker’in yine yazar Ağaoğlu’nun ”Ölmeye Yatmak” adlı romanından ”Bir Ölümün Kahramanı” uyarlamasını hazırlayarak, kendilerine sürpriz yaptığını söyledi.

Oyuncu Fulya Peker de ”Ölmeye Yatmak” romanının çok önemli ve özel bir roman olduğunu belirterek, kendisinin öteden beri bu romanla ilgili tiyatroya yönelik bir proje yapmak istediğini ve ”Bir Ölümün Kahramanının” sadece bir uyarlama değil, aynı zamanda birinci oyunla bir ”paslaşma” yaratma çabası içinde olduğunu anlattı. Peker, bu amaç doğrultusunda ikinci oyunda hem Ağaoğlu’nun ”Bir Kahramanın Ölümü” adlı oyunundan, hem de ”Ölmeye Yatmak” romanından belli bir çerçevede kesitler aldığını ifade etti. Adalet Ağaoğlu’nun da kendisinin yaptığı ”Bir Ölümün Kahramanı” adlı uyarlamayı beğendiğini söyleyen Peker, ”Bu beni çok mutlu etti” diye konuştu.

Oyuncu Cem Baza da özellikle Fulya Peker’i kutlamak istediğini belirterek, çok başarılı bulduğu ve severek okuduğu ”Ölmeye Yatmak” romanını Peker’in son derece iyi bir şekilde tiyatroya uyarladığını, kendisinin de oyunu çok severek ve hissederek oynadığını anlattı.

Tiyatronun insana odaklandığını ve o yüzden nerede ve hangi dilde oynandığının çok da fark etmediğini söyleyen Peker de ”Ama tabii New York’tayken Türkçe oyun oynadığınızda sanki küçük bir odanın içindeymiş gibi hissediyorsunuz kendinizi, çünkü dışarıya çıktığınızda o insanlar ve o dil olmayacak dışarıda, bu da çok güzel bir şey” dedi.

Geleceğe dönük projelerle ilgili bir soru üzerine ise yönetmen ve oyuncular, birlikte devamlı çalışma arzularının bulunduğunu belirterek, ileride başka projelerde çalışmak istediklerini kaydettiler.

Bormann, New York’taki Türk seyircisine oynadıkları bu eserleri Amerikalılara da tanıtmak istediklerini belirtirken, Baza da geleceğe yönelik planları çerçevesinde Ağaoğlu’nun bu güzel eserlerini İngilizce çeviri yoluyla yabancılara da gösterebilmeyi çok istediklerini söyledi. Peker de Ağaoğlu’nun eserlerinin Türkçe dilindeki şiirsel anlatımını, dilini, ”Adalet Ağaoğlu’nun Türkçesini” yabancılara orijinal dilinde de duyurmak istediklerini ifade etti.

New York Başkonsolos Yardımcısı Başar Şen’in de eşiyle birlikte izlemeye geldiği oyun, 21 Aralık’a dek New York’ta sahnelenecek.
AA

Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı kuruluyor

Kanun tasarısı kabul edildi.

 

image

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, tali komisyon olarak ele aldığı Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı kurulmasını öngören kanun tasarısını kabul etti.
Tasarıya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak merkezi İstanbul’da kurulacak olan Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı için Ankara ve Konya’da bölge müdürlükleri oluşturulacak.
Başkanlık, yazma eser kütüphanelerinin, alanında uzmanlaşmış birimler olarak etkin şekilde hizmet vermesini sağlayacak.
Kurum, kültür mirası yazma ve eski harfli basma eserlerin toplanması, korunması, sağlıklı biçimde geleceğe ulaştırılmasıyla bilim, kültür ve sanat dünyasının hizmetine sunulmasına yönelik faaliyetlerde bulunacak.
Faaliyetler kapsamında, kütüphanecilik standartları geliştirilecek, fiziki koruma ve güvenlik şartları oluşturularak eserlerin sağlıklı bir şekilde saklanması sağlanacak. Eserlerle ilgili çeviri, sadeleştirme ve tıpkıbasım çalışmalarıyla içerik incelemeleri yürütülecek, desteklenecek ve yapılan çalışmalar yayımlanacak.
Yazma eserlerin orijinal dilinde matbu harflerle yazılması, eserlerin dijital ve dijital olmayan ortamlarda arşivinin oluşturulması, eserlerin tanıtılmasının sağlanması da kurumun faaliyetleri arasında yer alacak.
Başkanlık; hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi geleneksel Türk el sanatlarıyla ilgili eğitim programları düzenleyecek, eserlerin tespit ve tescil işlemlerini yapacak, gerektiğinde Yazma Eserler Enstitüsü kurabilecek.
Başkan, 4 yıllık süre için atanacak. Bölge müdürü, ana hizmet birimi daire başkanı, yazma eser uzmanı ve yazma eser uzman yardımcısı kadroları oluşturulacak.
Başkanlık, görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermaye işletmesi kurabilecek,ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma, etüt, film ve proje gibi işleri yerli ve yabancı gerçek veya tüzel kişilere sözleşmeyle yaptırabilecek.
Kurum, görev alanına giren konularda üniversiteler veya uzman kurum ve kuruluşlardan danışmanlık hizmeti de satın alabilecek.
Bütün işlemler, düzenlenen kağıtlar, damga vergisi ve harçtan müstesna tutulacak kurum, taraf olduğu davalarda ve icra takiplerinde yargı harçlarından ve teminat yatırma mükellefiyetinden muaf olacak.
İllerde belirlenen kütüphanelere ait eserler ve buralardaki demirbaşlar, Başkanlığa devredilecek.
Tasarıyla Türkiye Yazma Eserler Başkanlığının merkez teşkilatına 206, taşra teşkilatına 158, döner sermaye işletmesine ise 6 olmak üzere toplam 370 kadro ihdas edilecek.
-BAKAN ERTUĞRUL GÜNAY-
Tasarıyı komisyona sunan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye’nin yazma eserler açısından dünyanın en zengin ülkelerinden birisi olduğunu söyledi.
Kütüphaneler Yayımlar Genel Müdürlüğünde 167 bin, müzelerde ve Milli Kütüphanede 210 binin üzerinde yazma eseri olduğunu ifade eden Günay, yazma eserlerin korunduğu kütüphanelerin, personel statüleri ve çalışma şartlarının, Anadolu’nun herhangi bir yerindeki ilçe kütüphanesinden farklı olmadığını bildirdi.
”Aynı personel yapısıyla, maddi imkanlarla, teknik şartlarda, sıradan bir okuma salonu niteliğindeki bir kütüphanede hangi şartlarla çalışılıyorsa, bir hazine değerindeki yazma eserler kütüphanelerinde de bu vasıflarla çalışıyoruz” diyen Günay, tasarının bu konularda yeni bir düzenlemeyi içerdiğini kaydetti.
Ertuğrul Günay, ”Başkanlığı; bakanlığa bağlı, tüzel kişiliğe haiz özel bütçeli bir idare olarak kurmaya çalışıyoruz. Kütüphaneler Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı kütüphanelerdeki 167 bin eserin 106 bini İstanbul’da. Bu nedenle başkanlığın merkezini de İstanbul’da kuruyoruz. Tasarıyla, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı 28 kütüphane, 14 yazma eser kütüphanesi ve 14 halk kütüphanesi ile bakanlık bünyesindeki birimlerde bulunan yazma eserler tek bir birim altında toplanmaktadır. Merkez İstanbul’da olacak, Ankara ve Konya’da da iki bölge müdürlüğü olacak” diye konuştu.
Tasarı, daha sonra komisyonda kabul edildi.
Bu tasarının kabul edilmesinin ardından, verilen bir önergeyle, Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı gündeme alındı. Tasarı, alt komisyona sevkedildi.
AA



Bir de bunlara bakın

Hemen ayrılmayın. Bir de sizler için faydalı olabilecek bu sitelere bir göz atın.