ÇeviriDergisi.net Hoşgeldiniz

Avatar

Türk çevirmenlerden dünyada bir ilk!

Japon kültürünün bin yıllık klasiği, Peter Greenaway’in ‘Tuval Bedenler’ filmine de ilham veren ‘Yastıkname’ 83 çevirmenin imzasıyla Türkçe’de

Dünya çeviri tarihinde bir ilk olarak 83 çevirmenin ortak imzasıyla Türkçe’ye kazandırılan ‘Yastıkname,’ aslında geçen ay resmen kurulan ÇEV-BİR (Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği) üyelerinin ortak bir projede birlikte çalışma isteğinden doğdu. Türkiye’deki çevirmenlerin sorunlarını duyurabilmek amacıyla planlanan projede, kitap önce 83 parçaya bölündü ve çevirmenlerin tecrübe düzeylerine, ilgi ve uzmanlık alanlarına göre paylaştırıldı. İngilizce, Fransızca ve Almanca versiyonlarından faydalanılarak ve Japonca orijinaliyle karşılaştırılarak çevirisi tamamlanan kitap için Ankara, İzmir, Sivas, Muğla, Almanya ve Hollanda’da yaşayan ve çoğu birbirinin adını bile daha yeni öğrenen tam 83 çevirmen, grubun forum sitesinde fikir alışverişi yaptı ve ortaya dünya çeviri tarihinde ilk kez bu kadar çok sayıda çevirmenin imzasını taşıyan bir kitap çıktı.
NEDİMENİN HİSLERİ
‘Yastıkname,’ Japon edebiyatında ‘zuihitsu’ adı verilen türün ilk ve en önemli örneği sayılıyor. Zuihitsu ‘kalemini izle’ ya da ‘içinden ne geliyorsa öyle yaz’ anlamına geliyor. Kitabın yazarı Sei Şonagon’un 965 ya da 966 yılında doğduğu ve 990 yılı civarında İmparatoriçe Sadako’nun hizmetine girerek sarayda imparatoriçenin nedimeliğini yaptığı sanılıyor. Şonagon ‘Yastıkname’de tanık olduğu küçük, sıradan olayları, anılarını, önemli bulduğu konulardaki fikirlerini; hoşuna giden gitmeyen, muhteşem ya da moral bozucu bulduğu, kalp atışını hızlandıran ya da asabını bozan, ‘gıcık’ ya da hayran olduğu şeyleri ince detaylarla anlatıyor… Kitapta bir kadının algı ve duyarlılığıyla gözlemlenmiş, insanda belli hisleri uyandıran şeylerin, durumların listeleri de var: Sözgelimi, Zarif Şeyler, Yakışıksız Şeyler, Şaşırtıcı ve Üzücü Şeyler, Resmi Yapılınca Güzelliğini Yitiren Şeyler, Resmi Yapılınca Güzellikçe Kazançlı Çıkan Şeyler, Kıymetsiz Şeyler bu listenin edebi değeri en yüksek bölümlerinden.
Sei Şonagon’un kitabı Fransız sinemacı Chris Marker’ın ‘Sans Soleil’ adlı belgeseline ve İngiliz sinemacı Peter Greenaway’in de ‘Tuval Bedenler’ isimli filmine ilham kaynağı oldu.
ÇEV-BİR’den Aslı Biçen sorularımızı yanıtladı.
OKURA SESLENMEK
ÇEV-BİR’in amacı nedir?
ÇEV-BİR’in amacı, çevirmenlere sahip oldukları hakları hatırlatmak, mağdur duruma düştüklerinde yanlarında olmak, yayıncılarla çevirmenler arasında arabuluculuk yapmak ve genel olarak ülkemizde yayıncılığın ve çeviri kalitesinin artmasına katkıda bulunmak.
Başka ülkelere göre Türk çevirmenler daha zor şartlarda mı çalışıyor?
Evet, Türkiye’de çevirmenlerin şartları gerçekten de çok zorlu. Yabancı ülkelerde genelde, sayfa başına son derece makul bir ücret, artı yeni baskılardan yüzde uygulaması var. Ayrıca çok sağlam bir avans sistemiyle çalışıyorlar. Bizde çevirmenin kitaptan ne kadar para alacağı ancak kitap basıldıktan sonra tam olarak belli oluyor ve yayınevleri diyelim 4 aylık emek verilerek yapılmış bir çevirinin parasını basım tarihinden en iyi ihtimalle bir ay sonra ödüyorlar. Yani 4 ay çeviri yapacaksınız, 1 yıla kadar basılmasını bekleyeceksiniz, parayı da bundan bir ya da dört ay sonra alacaksınız. Çalışan bir insan maaşını 1.5 yıl sonra almayı kabullenebilir mi?
‘Yastıkname’ fikri nasıl oluştu?
‘Yastıkname’yi çevirme fikri, hem ortak bir iş yapma hevesiyle hem de çevirmeni görünür kılma arzusuyla ortaya çıktı. Çevirmenlerin ve okurların ilgisini o sırada henüz meslek birliği çatısı altında örgütlenmemiş Kitap Çevirmenleri Girişimi’ne çekmek istiyorduk. Okura seslenmek, bizim farkımıza varmasını sağlamak için böyle bir projeyi uygulamaya koyduk.
Dil birliği nasıl sağlandı?
Dil birliğini sağlamak için önce grupta belli konular üzerinde fikir birliğine varıldı. Nasıl bir dil benimseneceği belirlendi, sonra terim birliği için terimler Japonca uzmanımız Hüseyin Can Erkin’e soruldu. Normalde bir kişinin yaptığı strateji belirleme işini 83 çevirmen birlikte, tartışarak yaptı. Redaktörlerden sonra Japonca uzmanları baktı, Tuncay Birkan bütün kitabı edit etti. Sanırım bu kadar çok okunan ikinci bir çeviri yoktur, yani dil birliğini titiz yeniden okumalara borçluyuz.
KİTAPTAN BİR BÖLÜM
İYİ bir sevgili şafak vakti de başka zamanlar olduğu kadar zarif davranır. Yüzünde bir hüzünle kendini yataktan dışarı zor sürükler. Hanım ona acele etmesini söyler: ‘Hadi, hava ağarıyor. Seni burada görmelerini istemezsin, değil mi?’ Derin derin iç geçirir, gecenin yeterince uzun olmadığını, ayrılmanın bir ıstırap olduğunu ima eder sanki. Kalkınca da pantolonunu hemen giyivermez. Hanımın yanına gelip geceleyin söylenmeden kalmış şeyleri fısıldar…
Gerçekten de insanın bir erkeğe olan muhabbeti büyük ölçüde ayrılışlarındaki zarafete bağlıdır. Yataktan fırlayıp odada koşuştuğunda, pantolonunun uçkurunu sıkı sıkı bağladığında, harmaniyesinin, dış kaftanının ya da av kıyafetinin kollarını katladığında, eşyalarını göğsüne tıkıştırdığında, sonra hızlı hızlı kuşağını bağladığında -insan ondan gerçekten nefret etmeye başlar.

Henüz yorum yazilmadi, Yorumlar ve Ilgili Yazilar

Reply to “Türk çevirmenlerden dünyada bir ilk!”

Yorum gondermek için Giris yapmaniz gerekiyor.

Bir de bunlara bakın

Hemen ayrılmayın. Bir de sizler için faydalı olabilecek bu sitelere bir göz atın.