Galatasaray’da Çeviri Krizi
Galatasaray’da son olarak yaşanan krizin adı ‘çeviri krizi’. Vatan gazetesinin haberine göre Kayseri maçı sonrası Gerets’in sarf ettiği “Karşımdakiler de sözünde durursa burada kalırım. Yoksa çeker giderim” sözleri, çevirmenliğini yapan Erdal Keser tarafından ’sansürlenmiş’. Hadi biz ona ‘yumuşatılmış’ diyelim.
Galatasaray’da son olarak yaşanan krizin adı ‘çeviri krizi’. Vatan gazetesinin haberine göre Kayseri maçı sonrası Gerets’in sarf ettiği “Karşımdakiler de sözünde durursa burada kalırım. Yoksa çeker giderim” sözleri, çevirmenliğini yapan Erdal Keser tarafından ’sansürlenmiş’. Hadi biz ona ‘yumuşatılmış’ diyelim.
Aslında bu tip bir kriz uzunca süredir kapıda bekliyordu. Son yaşananlar bana Can Yücel’e atfedilen “Çeviri kadına benzer, güzelse sadık, sadıksa güzel değildir” cümlesini hatırlattı. Söz konusu spor adamlarının tercümanlığı olunca bazen bir denge gözetmek gerekiyor. Her söyleneni çevirmek bir kriz doğurabildiği gibi çevirmemek de başka bir krizi beraberinde getirebiliyor. Maçın stresinden kurtulamamış bir teknik adama “Sözleşmeniz uzatılmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz” diye sorunca, o stresle bazı şeyleri ağzından kaçırabiliyor. Bu noktada devreye çevirmen giriyor ve sözleri biraz yumuşatabiliyor. Buna hakkı olup olmadığı tartışılır tabii ama en azından bizler bu refleksi hoş görebiliriz.
Lakin Galatasaray örneğinde durum bu değil. Ortada ciddi bir çeviri krizi var. İki sezondur durum aynı. Gazetecilerin kendi aralarında konuşup dillendirmediği bir sorun bu. Erdal Keser’in bütün iyi niyetiyle Gerets’in tercümanlığını yaptığına eminim. Ama olmuyor işte. Erdal beyin Türkçesi Gerets’in ifadelerini birebirde aktarmaya yetmiyor. Günlük hayatta Türkçe konuşmasında bir sorun olmayabilir. Fakat Almanca bir metni Türkçeye simultane çevirirken aslında Almanca düşünüyor ve bu nedenle çeviri sağlıklı olamıyor.
Gerets, Erciyes maçı sonrası şu meşhur köpek benzetmesini yaptığında oradaydım. Erdal bey bu bölümün çevirisine “Şimdi hoca çok tuhaf bir benzetme yaptı. Çevirmesi de zor” gibisinden bir açıklamayla başladı. Sadece bu açıklama bile uyuyan devi uyandırmaya yeter. ‘Şahin gazeteciler’ aportta bekliyor, Erdal bey farkına varmadan onlara nefis bir orta yapıyor.
Her şeyin ötesinde Erik Gerets felsefeden söz etmeyi seven, akıllı bir adam. Klişe açıklamalarla işi yok. Bu nedenle sözlerini basitleştirmeye çalışmak aslında ona en büyük kötülüğü yapmak oluyor. Erdal Keser’in Gerets’i çok sevdiğine şüphem yok ama farkında olmadan ona zarar veriyor. Saha içerisinde ortak bir futbol dilinde Erdal bey yeterli olabilir ama basınla yapılan görüşmelerde işi bir profesyonele bırakmak en iyisi olacak gibi görünüyor. Bu sadece Gerets’in kariyeri değil, Erdal Keser’in kariyeri için de en hayırlısı…
Eray Özel
Radikal



Henüz yorum yazilmadi, Yorumlar ve Ilgili Yazilar
Reply to “Galatasaray’da Çeviri Krizi”
Yorum gondermek için Giris yapmaniz gerekiyor.