Almancadan Türkçeye atılan adımlar
Almanca yazılmış kitapların başka dillere çevrilmesini amaçlayan “Adımlar” projesinin Türkiye ayağı çalışmalarına başladı. Türkiye sorumlusu Sezer Duru, projeyi anlattı.
Almanya’nın en büyük medya kuruluşlarından Georg von Holtzbrinck yayın grubunun sahiplerinden biri olan Monika Schoeller’in 3 yıl önce kurduğu S. Fischer Vakfı’nın “Adımlar” projesi Türkiye’ye taşındı.
Holtzbrinck yayın grubu, aralarında S. Fischer, Kindler, Rowohlt, Kiepenheuer&Witsch’in de bulunduğu çok sayıda yayınevi ile Die Zeit, Handelsblatt, Der Tagesspiegel gazetelerinin sahibi. İlk olarak bir yıl süreyle Rusya’da uygulanan “Adımlar” projesi ise, Almanca yazılmış kitapların başka dillere çevrilmesini amaçlıyor. Türkiye’de beş yıl süreyle uygulanacak proje sayesinde birçok önemli Almanca eser Türkçeye kazandırılmış olacak.
İYİ ÜCRETLER ÖDENİYOR
“Adımlar”, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Almanya Dışişleri Bakanı Frank – Walter Steinmeier’ın geçtiğimiz yaz imzaladıkları kültürel işbirliğine yönelik Enst Reuter projesi tarafından destekleniyor.
Hem Ernst Reuter’in hem de Goethe Enstitüsü’nün himayesi altında yürütülen “Adımlar”ın Türkiye sorumlusu Sezer Duru, projenin en önemli amacının ‘çeviri desteği’ olduğunu söylüyor: “Proje Avusturya, İsviçre ve Almanya’da Almanca yayımlanmış edebiyat, felsefe, sosyoloji, tarih, çocuk kitapları ve ‘non fiction’ yani kurgu olmayan kitapları kapsıyor. Asıl amacı tabii ki Almanca eserleri Türkçeye kazandırmak. Fakat bunun arkasında yatan amaç çeviri desteği vermek.”
Duru, bu noktada eleştiri oklarını da sakınmadan kullanıyor: “Çevirmenlerin birçok ülkede sadece çeviriyle yaşamaları mümkün değil. Fakat öyle olması gerekir. Bu açıdan vakıf çevirmenlere çok iyi ücret ödüyor. Bu da sanıyorum Türkiye’de çevirmenlere iyi bir yol açacaktır. Yayınevlerimiz bundan etkilenerek çevirmenleri sömürmezler belki.”
ÇEVİRMENLERİN HAKLARI
Aynı zamanda Almanca çeviri kalitesini yükselten bir proje “Adımlar”. Çünkü çeviriyi yapacak isimler özenle seçiliyor. Hem çevirmenin ücretini hem kitabın telif hakkını vakıf ödüyor. Ayrıca vakıf direkt çevirmenle anlaşma yapıyor. Dolayısıyla çevirmenle vakıf arasına yayınevi girmiyor. “Bu da doğal olarak çevirmenin haklarını koruyor” Sezer Duru’ya göre…
Çevirmen ve Türkçeye çevrilecek eserler Sezer Duru ile S. Fischer Vakfı tarafından ortaklaşa kararlaştırılıyor. Türkiye’de her şeyden Sezer Duru sorumlu. Duru, 20. ve 21. yüzyıl yazarları içinde daha çok yaşayan isimleri tercih ettiklerini vurguluyor proje için.
Nedenini ise şöyle açıklıyor: “Çünkü kitabı Türkçede yayımlanan yazarları Türkiye’ye getirmek istiyoruz. Goethe Enstitüsü ve Anadolu Kültür işbirliğiyle okuma turneleri yapacağız. Sadece İstanbul, Ankara, İzmir değil Kars’a kadar Anadolu kentlerine de yazarları götürmek, konferanslar yapmak amacındayız.”
TÜRK YAZARLAR DA SIRADA
Proje kapsamında beş yıl boyunca Türkiye’de 60 kadar Almanca eser dilimize çevrilip yayımlanmış olacak. Şu ana kadar projede yer alacağı kesinleşmiş kitaplar ise şunlar: Jürgen Habermass’ın “Doğacılık ve Din Arasında”, Peter Büeri’nin “Özgürlük Ustalığı”, Gret Haller’in “Tanrıların Politikası / Avrupa ve Yeni Köktendincilik”, Helmut König’in “Türkler Avrupa’ya Ait mi?”, Claus Leggewie’nin “Türkiye ve Avrupa”, Thomas Meyer’ın “Köktendincilik”, Pascal Mercier’in “Lizbon’a Gece Treni”. Mercier’in kitabı Merkez Kitaplar’dan, Büeri’ninki ise Kitap Yayınevi’nden yayımlanacak.
Duru, yayınevleriyle karşılıklı fikir alışverişi sonucunda anlaştıklarını söylüyor. Ayrıca projenin bir devamı olabileceğinin de ipuçlarını veriyor: “Vakıf ileriki tarihlerde Balkan yazarları antolojisi hazırlayacak ve burada Türkiye’den de yazarlar olacak. Ayrıca ben onlara diyaloğun karşılıklı olması gerektiğini söyledim ve buna olumlu yaklaştılar. Türk yazarlarından da çeviriler çıkacak. Zaten Nobel Edebiyat Ödülü’nü almamız çok yararlı oldu. 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nın konuk ülkesi olmamız da yayınevlerini ateşledi. Onlara Almancaya çevrilmemiş yetenekli yazarlarımızdan bir liste verdim. İlgiyle karşıladılar.”
“PAMUK NOBEL’İ ALINCA FISCHER YAYINEVİ BAYRAM ETTİ”
Duru, S. Fischer Vakfı ile S. Fischer Yayınevi’nin arasındaki ilişkiyi şöyle anlatıyor: “Fischer Yayınevi, 2. Dünya Savaşı öncesinde Berlin’de kurulmuş. Şu anda Almanya’nın en önemli ve köklü yayınevi. ‘50′li yıllarda yayınevini Holtzbrinck Yayın Grubu satın almış. Fischer Yayınevi, çizgisini hiçbir zaman bozmadı.
“Hep kaliteli edebiyata önem veren, kaliteli yazarları keşfetmeyi, onları dünyaya tanıtmayı amaçlayan bir yayınevi oldu. Örneğin Orhan Pamuk’un cep kitabı diye adlandırdığımız ince kapaklı kitaplarını Fischer yayımlar. Orhan Pamuk, Nobel’i alınca bayram etti yayınevi. Pamuk’un Nobel’i aldığı açıklandığı an 50 bin adet basılmış, 3 gün sonra bir 50 bin daha basılmış bu kitaplar. Holtzbrinck’in sahiplerinden Monika Schoeller kurdu Fischer Vakfı’nı. Dolayısıyla aslında hem yayıneviyle ilişkili hem değil. Birbirlerinin işlerine karışmıyorlar. Yayıncılıktan geldiği için de genelde yayım alanında çalışmalar yapıyor vakıf.”
YASEMİN BAY
Kaynak: Milliyet Kitap



Henüz yorum yazilmadi, Yorumlar ve Ilgili Yazilar
Reply to “Almancadan Türkçeye atılan adımlar”
Yorum gondermek için Giris yapmaniz gerekiyor.