Ticari ve Hukuki Terimler Sözlüğü Part 2
Genel bir kaynak
active bond: faizli tahvil
affidavit: yeminli belge
asset-backed security: varlığa dayalı menkul kıymet
assurance policy: sigorta poliçesi
bill: bono
bill of exchange: çek
bond: tahvil
bring before the court: dava açmak
broker: simsar; aracı; komisyoncu
cash bond: bağlı nakit
crawling peg (peck) exchange rates: serbest dalgalanmaya bırakılmış döviz kurları
current deposit: vadesiz mevduat
differentially: farklı açılardan
felony: bir yıldan fazla hapis cezası gerektiren (suç)
founder share: kurucu hisse senedi; kurucu ortaklık
general executive board: genel idare kurulu
give a statement:ifade vermek
government bond:devlet tahvili
intrigue:üzerinde hesap yapmak
irredeemable money:gayri kabili tahvil para
irredeemable security:vadesiz menkul kıymet
law-maker:kanun koyucu
lawful return:kanuni karşılık
legal cover:kanuni karşılık
legal refund:kanuni karşılık
locked-up list:sabıka kaydı
Marshall:polis müdürü; polis şefi
misdemeanor:bir yıldan az hapis cezası gerektiren (suç)
morendo rights:tutuklama öncesi haklar
ordinary share:adi hisse senedi; adi ortaklık
personal bail:kefalet
place before the nation:milletin önüne getirmek
preference share:imtiyazlı hisse senedi; imtiyazlı ortaklık
probable cause:geçerli sebep
receive and collect:ahzu kapza
redeemable security:amortili (vadeli) menkul kıymet
reserve:karşılık
secondary market:ikinci el piyasası
security with fixed interest:sabit getirili menkul kıymet
security with variable interest: ?
share:hisse senedi; pay; ortaklık
shareholder:hissedar; ortak
shift:vardiya
statement:ifade
stock:hisse senedi
stock-exchange market:hisse senedi piyası
stockholder:hissedar; ortak
substantially:büyük ölçüde
suitor:davacı
surety bond:kefalet
time deposit:vadeli mevduat
treasury bond:hazine tahvili
trend:temayül
warrant:müzekkere; tutuklama emri
product liablity insurance:ürün mesuliyet sigortası
legal personality:tüzel kişilik
:Esnaf ve Sanatkarlar ..
:imza sirküleri
proxy; power of attorney:imza sirküleri
:geçici teminat
development of forest management and resource information systems project: orman yatırımının geliştirilmesi ve kaynak bilgi sistemleri projesi
supplier: tedarikçi
contract price: sözleşme bedeli
seedling: fide
obligation: yükümlükük, para konusunda borç
tranche: kısım
equipment: teçhizat
incumbency certificate: görev belgesi
banking day: banka iş günü
clause: bent
debt log: borç kayıtları ?
disbursement schedule: tediye programı
due date: vade tarihi
event of default: temerrüt durumu
indebtedness: borçlanma, borçluluk
external indebtedness: dış borçlanma
interpolation: enterpolasyon
arrears: ödenmemiş borç
LIBOR: londra bankalararası satış kuru
payee: alacaklı
contingent: şarta bağlı
deposit: mevduat
advance: avans
to evidence: ispartlamak, belgelemek
note: bono
bond: tahvil
debenture: borç senedi
loan: ikraz
credit: kredi
process agent: muamele yetkilisi ?
counsellor: müşavir
waive: feragat (etmek)
arbitral tribunal: hakem encümeni
arbitration award: hakem kararı
arbitration: tahkim
impost: gümrük resmi
Gregorian calendar: miladi takvim
successor: halef
assignee: kendisiyle temlik olunan kimse ?
borrower: müstekriz borçlanıcı
credit amount: kredi tutarı
fee: harç
costs and expenses: giderler ve harcamalar
charge: masraf
promissory note: emre yazılı senet
certificate of draw down: paraya çevirme belgesi
issue: düzenlemek
available: emre amade
delivery of agreement: anlaşmanın gerekli mercilere bildirilmesi
lender: mukriz, ödünç / borç veren
cancel: iptal etmek, bozmak, ilga etmek, geri çekme
in witness whereof: tasdiken
Ministry of State in charge of the Undersecretariat of Treasury: Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanı
unsecured loan: teminatsız borç
pari passu: eşit muameleye tabi olarak
default: temerrüt
withholding: stopaj; vergi tevfikatı; kaynakta kesme; elde tutma
withholding-tax: stopaj vergisi
by these presents: bu belgeye göre
well and truly: completely; decisively
be bind : tekeffül etmek
primary obligator: asli borçlu
know all people: herkes tarafından biline ki
bill payable: borç senedi; ödenecek senet
bill receiveable: alacak senedi; tahsil olunacak senet
Crotia: Hırvatistan
gross receipts: brüt hasılat
excise tax: vasıtalı (dolaylı) vergi
lump sum: toplu ödenen meblağ
severability: bölünebilirlik (sözleşme)
severable contract: bölünebilir edimleri ihtiva eden sözleşme
underwriter: sigortacı
indemnity agreement: tazminat anlaşması
hull insurance: tekne sigortası
excise tax: vasıtalı (dolaylı) vergi
charging order: haciz emri
arrestment: ihtiyati haciz
atttachment: haciz
abide by: uymak
account for: tekabül etmek
acting on behalf of: adına hareket eden
actual: fiili
Additional Protocol: Katma Protocol
advice for shipment: sevkiyat bildirimi
alter: düzeltmek
amend: değiştirmek
amendments: değişiklikler
analysis and examination report: tahlil ve muayene raporu
annexed budget institutions: katma bütçeli kuruluşlar
annul: iptal etmek
apply: tatbik etmek
apply: uygulamak; uygulanmak
Article 1: Madde 1
as per Article 1: Madde 1′de belirtilen; uyarınca
as per: göre; uyarınca
as representative of: izafeten
assessment: değerlendirme
Association Agreement: Ortaklık Anlaşması
autarky: kendi kendine yeten ülke
Barcelona Convention: Barselona Sözleşmesi
be in contact: münasebette/ilişkide bulunmak
been awarded: imzalamıştır; yapmıştır; sözleşme yapmaya hak kazanmışitır
bid bond: geçici teminat (inşaat)
bilateral: çift taraflı
bill of lading: konşimento
binding schedule: bağlayıcı çizelge/program
boost tax receipts: vergileri arttırmak
breach of contract: sözleşme riayetsizliği
bulk: miktar
buying rate: purchase rate
bylaw: iç tüzük
certificate of circulation: dolaşım belgesi
certificate of origin: menşei şehadetnamesi
certify: tasdik etmek
chamber of commerce: ticaret odası
charter: şart
claim against: dava açmak
claim relief: muafiyet iddiasında bulunmak
claim: talebinde bulunmak
commitment: taahhüt
Common Customs Tariff: Ortak Gümrük Tarifesi
company: firma
compensated: tazmin edilir
competent authority: yetkili merci
comply: uymak
concluded: (anlaşma, sözleşme) yapılmıştır
concluding document: nihayi belge
confirmed: teyidli
conflict; dispute: ihtilaf
consider: dikkate almak
consider: kanaatinde olmak
content: muhteva
contract: sözleşme
Contracting Parties: Akit Taraf
contractor: yüklenici; müteahhit
contribution: katkı
convergence: yakınlaşma
convey: bildirmek; iletmek
copy: kopya; suret
cost of servicing the debt: borç ödeme maliyeti
Council of Association: Ortaklık Konseyi
counterfeit products: sahte ürünler
counterguarantee: kontrgaranti
court bailiff: mahkeme icra dairesi
current account deficit: cari hesap açığı
current account: cari hesap
customer: müşteri
customs union: gümrük birliği
deficit: bütçe açığı
definite letter of warranty: kati teminat mektubu
delay and penalty: gecikme ve ceza
delegation: heyet
deliver: göndermek
demand: talebte bulunmak
demurrage charges: ıstarya ücreti
detention: alıkoyma
discretionary: keyfi
discussion: görüşme
disparity: farklılık
dissolve: fesh etmek
dock: liman
document: belge
documentary evidence: delil belgeleri
donation: hibe
draft contract: sözleşme taslağı
drain: yük
due: vade tarihi
ECU: APB; Avrupa Para Birimi
embark on: benimsemek
enclosed approximate shipping schedule: ekli takribi sevkiyat çizelgesi
endeavor: yapmaya çalışmak; gayret etmek
enforcement: yürürlük; mer’iyet
enjoy: yararlanmak
ensure: sağlamak
equipment: donanım
escort: refakat
estimated: muhtemel; tahmini
estimates: hesaplamalar
even so: yine de
ex manufacturer: üretici çıkışlı
ex-Ankara: Ankara çıkışlı
ex-İzmir: İzmir çıkışlı
exchange: mübadele
existing: mevcut
export subsidy: ihracat kesintisi
extended: uzatılan
extension: uzatma
external indebtedness: dış borç
feasibility: olabilirlik; geçerlilik; fizibilite
financial protocol: mali protokol
floor goes to: sözü vermek
following: takiben
for approval: mutabakatını almak üzere
force majeure: forsmajör; mücbir sebepler
foreseen: öngörülen
forward: iletmek
foster: teşvik etmek
framework agreement: çerçeve anlaşması
free (on) arrival: varış teslimi
free on truck: kamyon teslimi
freight forwarding: navlun sevkiyatı
freight: navlun
from: istinaden
fulfillment: icra
fundamental freedoms: temel özgürlükler
further: daha da
GATT: General Agreement on Tariffs and Trade
general budget institutions: genel bütçeli kuruluşlar
General Directorate of Meteorology: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü
get the tender: ihaleyi almak
give floor to: sözü vermek
gross weight: brüt ağırlık
guideline: prensip; anahatlar
have access to: temin etmek
have agreed upon the following: aşağıdaki hususlarda mutabık kalmışlardır
having regard to: gözönüne alarak
herein after: bundan böyle
herein after: bundan böyle
herein: işbu
hereinafter: bundan böyle; bundan sonra
Housing Fund Tax: Konut Fonu
import duty: ithal harcı
import permit system: ithal permi sistemi
import substitution: ithal ikamesi
import taxes and duties: ithalat vergi ve harçları
in accordance with: uyarınca, uygun olarak, münhasır olarak
in case of damages: hasar durumunda
in case of dispute: ihtilaf halinde
in compatible with: münhasır olarak
in conjunction with: bağlantılı olarak
incentive: teşvik
instruction: talimatı
intellectual property: fikri mülkiyet
internal market: iç pazar
invoice: fatura
invoicing: faturalama
IPU: PAB
irrevocable: gayri kabili rücu
issue guarantee: garanti vermek
issue invitations for tender: ihale açmak
keep reserved: mahfuz tutmak
law applicable: uygulanacak yasalar
legal and administrative reasons: kanuni ve yasal sebepler
letter of credit: akreditif
levies and charges: resim ve harçlar
liability: yükümlülük
local executive personnel: yerel yönetim personeli
local public notary: mahalli noter
location of job site: şantiyenin yeri
lumpsum rate: götürü/toptan fiyat
malfunctioning: bozuk
manufacturing company: imalatçı şirket
memorandum: protokol
military coup d’état: askeri darbe
Ministry of Agriculture and Rural Areas: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
Ministry of Finance: Maliye Bakanlığı
Ministry of Public Works: Bayındırlık Bakanlığı
miscellaneous charges: muhtelif/çeşitli masraflar
most recently: en son
motion for resolution: karar önergesi
municipality: belediye
National Authorizing Officer: Ulusal Yetkili Memur
national income: milli gelir
national source: ulusal soy
negotiation: müzakere; görüşme
nevertheless: binaenaleyh
nominate: görevlendirmek
notably: özellikle
notice: ihtar
notification: tebligat
notification: tebligat
notify: bildirmek
notify: haberdar etmek
obligation: vecibe
obligation: yükümlülük
observer: gözlemci
OECD: Organization for Economic Development and Cooperation
on behalf of: adına; temsilen, lehine
one per thousand: bindebir
onwards: sonra; itibaren
open letter of credit: akreditif açtırmak
order: gündem; durum
outcome: sonuç
package: ambalaj; paketleme
partial and general mobilization: kısmi ve umumi seferberlik
partial delivery: kısmi teslimat
party: taraf
payment: tediye
performance bond: kati teminat (inşaat)
point : işaret etmek
port: liman
power of intervention: müdahele yetkisi
preferential freight rate: tercihli navlun oranı
premises: müştemilat; içindeki malzemeler
press member: basın mensubu
prevail over: -e üstün kabul etmek
Prime Ministry: Başbakanlık
prior to: önce; evvel
promote: ilerletmek
provide for: öngörmek
provision: hüküm
Provisional Special Administrations: İl Özel İdareleri
public contract: kamu ihalesi
public deficit: kamu açığı
public emergency: olağanüstü hal
publicity methods: reklam yöntemleri
purchasing power: satınalma gücü
pursuant to : istinaden
pursuant to: müteakip
qualified: nitelikli
quality: vasıf
quantitative restrictions: miktar kısıtlamaları
quantity: miktar
rate schedule: ücret tablosu
recall: hatırlatmak
receipt confirmation: alındı teyidi
recipient state: lehdar devlet
reciprocal: karşılıklı
reciprocity: karşılıklı münasepet
refer: anmak; anılmak
referring: dayanarak; atıfta bulunarak
regret: esefle karşılamak
release of shipment: sevkiyatın başlaması
relevant: ilgili makamlar/kurumlar
remain in force: yürürlükte kalmak
remittances: hasılat
renewable: temdit edilebilir
representing: izatefen
resolution: karar
resource allocation: kaynak tahsisi
respective alteration: sözkonusu değişiklik
resume: yeniden başlamak
revoke: rücu etmek
rider: ek; sözleşme eki
right of establishment: yerleşme hakkı
rules of origin: menşei kuralları
runaway inflation: ani enflasyon
secure: muhafaza etmek
SEE: KİT
set out here: burada belirtilen
shipment: sevk (tarihi)
shipping documents: sevk vesaiki
site: şantiye; iş sahası
social origin: sosyal köken
Soil Products Office: Toprak Mahsülleri Ofisi
State Economic Enterprises: Kamu İktisadi Teşebbüsleri
State Institute of Statistics: DİE
State Planning Organization: Devlet Planlama Teşkilatı
state-controlled: devlet güdümlü
state: bildirmek; beyan etmek
steering committee: idari komite
structural adjustment plan: yapısal düzenleme planı
subcontractor: taşeron
subject of the contract: sözleşmenin konusu
submit: göndermek
submit: sunmak; arz etmel
subsidy: sübvansiyon; ödenek
supervision: denetleme
supplement: ilave getirmek
supplementary item: ek madde
supplementary protocol: ek protokol
supplier: satıcı
suppression: bastırganlık
surcharge: ek vergi
surplus ratio: artık oran
surplus: fazlalık
suspension: askıya alma
sustained: sürdürelebilir
take into consideration: dikkate almak
take step: girişimde bulunmak
take/register as revenue: irad kaydetmek
taking full account of: tam anlamıyla bilincinde olarak
talk: görüşme
tender dossier: ihale dosyaları
terminate in part or in whole: kısmen/tamamen feshetmek
termination date: bitiş tarihi
terms and conditions: şartlar
terms of payment: ödeme koşulları
text: metin
thereof: bundan
theretofore: o vakte kadar
thereunder: bu (yasa) uyarınca
timetable: çizelge
timetable: süre
top: aşmak
transaction: işlem; muamele
transport insurance: nakliye/sevkiyat sigortası
transportation contract: sevkiyat sözleşmesi
transportation fee: nakliye ücreti
twelve plus group: oniki artı grubu
uneven: istikrarsız
usual subrogation form: genel hukuki devir formu
validity of rates: ücretlerin geçerlilik süresi
version: nüsha
vis-à-vis: karşı
warranty return: teminatın iadesi
welcome: memnuniyetle karşılamak
with a view to: amacıyla
without any reserve: istisnasız; eksiksiz
worry: endişe
active bond: faizli tahvil
affidavit: yeminli belge
asset-backed security: varlığa dayalı menkul kıymet
assurance policy: sigorta poliçesi
bill: bono
bill of exchange: çek
bond: tahvil
bring before the court: dava açmak
broker: simsar; aracı; komisyoncu
cash bond: bağlı nakit
crawling peg (peck) exchange rates: serbest dalgalanmaya bırakılmış döviz kurları
current deposit: vadesiz mevduat
differentially: farklı açılardan
felony: bir yıldan fazla hapis cezası gerektiren (suç)
founder share: kurucu hisse senedi; kurucu ortaklık
general executive board: genel idare kurulu
give a statement: ifade vermek
government bond: devlet tahvili
intrigue: üzerinde hesap yapmak
irredeemable money: gayri kabili tahvil para
irredeemable security: vadesiz menkul kıymet
law-maker: kanun koyucu
lawful return: kanuni karşılık
legal cover: kanuni karşılık
legal refund: kanuni karşılık
locked-up list: sabıka kaydı
Marshall: polis müdürü; polis şefi
misdemeanor: bir yıldan az hapis cezası gerektiren (suç)
morendo rights: tutuklama öncesi haklar
ordinary share: adi hisse senedi; adi ortaklık
personal bail: kefalet
place before the nation: milletin önüne getirmek
preference share: imtiyazlı hisse senedi; imtiyazlı ortaklık
probable cause: geçerli sebep
receive and collect: ahzu kapza
redeemable security: amortili (vadeli) menkul kıymet
reserve: karşılık
secondary market: ikinci el piyasası
security with fixed interest: sabit getirili menkul kıymet
security with variable interest: ?
share: hisse senedi; pay; ortaklık
shareholder: hissedar; ortak
shift: vardiya
statement: ifade
stock: hisse senedi
stock-exchange market: hisse senedi piyası
stockholder: hissedar; ortak
substantially: büyük ölçüde
suitor: davacı
surety bond: kefalet
time deposit: vadeli mevduat
treasury bond: hazine tahvili
trend: temayül
warrant: müzekkere; tutuklama emri
product liablity insurance: ürün mesuliyet sigortası
supplier: tedarikçi
contract price: sözleşme bedeli
seedling: fide
obligation: yükümlükük, para konusunda borç
tranche: kısım
equipment: teçhizat
incumbency certificate: görev belgesi
banking day: banka iş günü
clause: bent
debt log: borç kayıtları ?
disbursement schedule: tediye programı
due date: vade tarihi
event of default: temerrüt durumu
indebtedness: borçlanma, borçluluk
external indebtedness: dış borçlanma
interpolation: enterpolasyon
arrears: ödenmemiş borç
LIBOR: londra bankalararası satış kuru
payee: alacaklı
contingent: şarta bağlı
deposit: mevduat
advance: avans
to evidence: ispartlamak, belgelemek
note: bono
bond: tahvil
debenture: borç senedi
Finnish Euport Credit:
loan: ikraz
credit: kredi
process agent: muamele yetkilisi ?
counsellor: müşavir
waive: feragat (etmek)
arbitral tribunal: hakem encümeni
arbitration award: hakem kararı
arbitration: tahkim
impost: gümrük resmi
gregorian calendar: miladi takvim
successor: halef
assignee: kendisiyle temlik olunan kimse ?
assignor: temlik eden
assignment: temlik
assign:
borrower: müstekriz borçlanıcı
credit amount: kredi tutarı
fee: harç
costs and expenses: giderler ve harcamalar
charge: masraf
promisory note: emre yazılı senet
certificate of draw down: paraya çevirme belgesi
issue: düzenlemek
available: emre amade
delivery of agreement: anlaşmanın gerekli mercilere bildirilmesi
lender: mukriz, ödünç / borç veren
cancel: iptal etmek, bozmak, ilga etmek, geri çekme
in witness whereof: tasdiken
Ministry of State in charge of the Undersecretariat of Treasury: Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanı
unsecured loan: teminatsız borç
pari passu: eşit muameleye tabi olarak
default: temerrüt
withholding: stopaj; vergi tevfikatı; kaynakta kesme; elde tutma
withholding-tax: stopaj vergisi
development of forest management and resource information systems project: orman yatırımının geliştirilmesi ve kaynak bilgi sistemleri projesi
sustainable: sürdürülebilir
clandestine: gizli
civil engineering: inşaat mühendisliği
CSCM (Conference on Security and Co-operation in the Mediterranean: AGİK (Akdenizde Güvenlik ve İşbilirşliği Konferansı
launch: başlatmak
xenophobia: yabancı düşmanlığı
tariff: kota
embark on: başlamak; girişmek
judicial bodies: yargı organları
war criminal: savaş suçlusu
inpunity: cezadan muaf tutulma
deleterioous: geciktirici
extradition: kökünü kazımak
IAEA (International Atomic Energy Agency: Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu
office of the governor: valilik
under the auspices of: himayesinde
reiterate: vurgulamak
underway: altta yatan
by its very nature: doğası gereği
foster: teşvik etmek
fault line: fay hattı
brace for: desteklemek; güçlendirmek
bloodshed: katliam; kan dökme
jurist: hukukçu
arsebal: cephanelik
ture: mütareke
perforce: mecburen
International Bank for Reconstruction: Uluslararası İmar ve Gelişme Bankası
Internationa Development Association: Uluslararası Gelişme Birliği
International Competitive Bidding: Uluslararası Rekabet İhalesi
bid: teklif
tender: ihale
guidelines: yönetmelik
Loan Agreement: Kredi Anlaşması
borrower: borçlanıcı
contractor: yüklenici
bonus clause: prim şartı
liquidated damages: tasviyeli zararlar
tüzel kişilik:
Esnaf ve Sanatkarlar ..
imza sirküleri:
vekaletname: proxy; power of attorney
geçici teminat:
çağrı cihazı:
kredi kullanmak:
arsa satış protokolü:
1. Asliye Ticaret Mahkemesi: commercial court of first instance*
yazı:
İflas Müdürlüğü:
1. İcra Müdürlüğü:
Birleşik Yatırım Bankası:
gider dağıtım tablosu:
teşvik belgesi:
konut inşaatı:
oto sanayi sitesi:
onarım inşaatı:
sosyal tesis:
irtibat bürosu:
faaliyete başlamak:
amortisman defteri:
cep telefonu:
oto telefonu:
fax telefonu:
çağrı cihazı:
banka hesabı:
ticari mevduat:
döviz tevdiat:



Henüz yorum yazilmadi, Yorumlar ve Ilgili Yazilar
Reply to “Ticari ve Hukuki Terimler Sözlüğü Part 2”
Yorum gondermek için Giris yapmaniz gerekiyor.