Sınır tanımayan edebiyatçılar İstanbul’da
Avrupa’daki az bilinen diller ve azınlık dilleri üzerine yapılan çalışmaları içeren Literature Across Frontiers programı, İstanbul Kitap Fuarı’nda okurlarla buluşacak.
Adı ‘Sınır Tanımayan Edebiyat’ şeklinde tercüme edilebilecek olan Literature Across Frontiers (LAF) programı, Galler Üniversitesi bünyesinde bulunan Mercator Merkezi tarafından yürütülüyor. Avrupa’daki az bilinen diller ve azınlık dilleri üzerine çalışmalardan oluşan program kapsamında araştırma, seminer, konferans ve uluslararası etkinlikler yapılıyor. LAF için internet üzerinde de aktif bir iletişim ağı oluşturulmuş durumda. Dünyadaki kitap fuarlarında tanıtılarak yeni alanlara açılması hedeflenen LAF, bu ay 25. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın konuğu olacak. LAF’nin yönetmeni Alexandra Buchler, fuar öncesinde sorularımızı yanıtladı.
Literature Across Frontiers (LAF) nedir?
LAF, Avrupa edebiyatının tanıtımının yanı sıra, çeşitli kurumlarla işbirliğine giderek uluslararası yazın konusunda görüş alışverişi ve tartışma platformu yaratmayı amaçlayan bir program. Oluşumumuz, uluslararası arenada daha az temsil edilen ülke yazınlarını biraz daha ön plana çıkarmak ve Avrupa ile Avrupa dışındaki ülkeler arasında yazın alanında kültürlerarası bir diyalog sağlamak üzerine kurulu.
LAF’nin amaçları neler?
Öncelikli amacımız, edebiyatı bilinen sınırların ötesine taşımak, ülkeler arasındaki sosyal, politik ve dile dair engelleri aşarak edebi alışverişleri kolaylaştırmak. Örneğin “Sealines” adlı projemiz çerçevesinde Avrupa’nın denize kıyısı olan altı ülkesinden 20′ye yakın yazar, bu ülkelerden birinde buluşarak orayla ilgili deneyimlerini yazdı. Projeye katılan ülkelerin hepsinde çift dillilik söz konusuydu. Beraberce çokdillilik, çift dillilik ve çoğulculuk gibi kavramlar incelendi; ülkeden ülkeye yorumların ne kadar farklılaştığını görmek ilginç oldu.
Ayrıca Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Estonya ve İskoçya gibi ülkelerde düzenlenen çeviri atölyelerimize katılan şairler ve çevirmenler Fransızca, Almanca ve İngilizcenin yanı sıra Katalanca, Galce, Estonca, Bask, Norveççe gibi daha az kullanılan diller üzerinde çalıştı ve verimli sonuçlar alındı. Diğer ülkelerde de benzer atölyeler düzenlemek istiyoruz.
Gelecekte Türkiye’yi de bu tür projelerimize dahil etme dileğindeyiz.
İstanbul Kitap Fuarı ile ilgili planlarınız ve beklentileriniz neler?
Bütün olarak baktığımızda çağdaş Türk yazınının Avrupa’da, Avrupa’daki pek çok ülkenin yazınının da Türkiye’de bilinmediğini görüyoruz. Organizasyonumuz, -küçük de olsa- iki taraf arasında karşılıklı etkileşime katkıda bulunmayı hedefliyor. İlk amacımız hem Türkçe yazın hem de yabancı dillerden Türkçeye çeviri konusunda ciddi ve yetkin çalışmalar yürüten yayınevlerinin temsilcileriyle bir araya gelmek. Yalnız yayıncılarla değil edebi kurumlarla, edebiyat dergilerinin editörleriyle, yazarlarla ve çevirmenlerle de görüşmek istiyoruz. Amacımız yerel edebiyat ortamı hakkında bilgi edinmek ve gelecekteki olası projeler konusunda görüş alışverişinde bulunmak.
Türkçe, Türkiye’deki azınlık dilleri ya da az konuşulan diller konusunda özel bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye’deki mevcut edebiyat ortamını çok iyi bilmediğimiz için bilgi toplama ziyareti olacak bizimkisi. Özellikle Türk yazını hakkında fikir oluşturmamış ülkelerde Türk yazarların katılacağı etkinlikler düzenlemek istiyoruz. Internette yayınladığımız dergimiz Transcript’te de Türk edebiyatından örnekler vermeyi, hatta özel bir dosyayı yalnızca Türkiye’ye ayırarak ülkenin çağdaş yazınını incelemeyi istiyoruz. Daha sonra Türkiye’den ve Avrupa’dan çağdaş yazın örneklerini “Avrupa’dan Yeni Edebiyat Çalışmaları” başlığı altında bir araya getirmek niyetindeyiz.
Günümüzde yaşanan uluslararası gerginlikler düşünülünce, çevirinin yeni dünyalara kapılar açma özelliği daha da önem kazanıyor.
İstanbul Kitap Fuarı için tasarladığınız etkinlikler var mı?
Yaptığımız görüşmeler ve gözlemler sonrasında yayıncılara, edebiyat kurumlarına ve okurlara nelerin ilginç gelebileceğini belirleyeceğiz.
Bu bilgiler doğrultusunda da önümüzdeki yıllarda etkinlikler düzenleyeceğiz.
İlk aşamada Türkiye’deki yayıncılara Avrupa’daki çeviri sübvansiyonları, ülkelerinin çağdaş edebiyatının tanıtımını yapan, çeviri ve diğer aktiviteler için fon sağlayan kurumlar hakkında bir seminer vermeyi teklif ettim. Standımızda bu konudaki bilgileri de sergileyeceğiz.
www.lil-across-frontiers.org



Henüz yorum yazilmadi, Yorumlar ve Ilgili Yazilar
Reply to “Sınır tanımayan edebiyatçılar İstanbul’da”
Yorum gondermek için Giris yapmaniz gerekiyor.